7.07.2008

yunusların hikayesi

Her şey o kadar düz o kadar pürüzsüz ki… Zamanı bıraksam avucumdan kayıverecek. Bu pürüzsüzlükte yunus balıklarını yüzdürüyorum ki rahatça konuşabilsinler. Eğer konuşmazlarsa sağ elimin yüzük parmağında boğulacaklar.


Saat gerçeğe çeyrek hayal kadar yakınken yüzük parmağımdaki yunus balıklarından biri diğerini yalnız bırakıp gitti. Diğeri ise bu yalnızlığa dayanamayıp serin sularda son nefesini verdi. İşin acı yanı o, Balinalar gibi karaya vurmak istiyordu ama bir sürat teknesinin altında kaldı. Giden yunus döndüğünde umduğunu bulamama korkusuyla umulmadık bir biçimde bir daha geri dönmedi.
....
fotoğraflar: Betül Kurtkaya

6 comments:

  1. Sabah sabah icimi kararttin.. zaten özlem cekmekteyim...

    Allah seni islah etsin... birde cok mutlu etsin.. Yandim Allah yandim, yandirma artik beni :P

    ReplyDelete
  2. çok sade ve yalın.. tek bir cinayet aletiyle de insanların ölebileceğini ispatlar gibi.. ufacık bişile bile.. kalemle mesela:))

    ReplyDelete
  3. umduğunu bulamak zaten yeterince büyük bir ceza değil mi?

    ReplyDelete
  4. Benimle evlenir misin =X

    Yunusları her zaman çok güçlü bulmuşumdur, her ne kadar şirinlikleriyle bunu kapatsalar da...

    ReplyDelete
  5. yunus suda yaşayan bir memelidir, balık değil - diyerek realizm'in o mahkeme duvarı gibi soğukluğunu getirip bırakıyorum buraya. tez dağılın romantik aktörleri hayatın, ne ektiyseniz onu biçme zamanı, o'nu.

    ReplyDelete