9.06.2007

"- Ne kadar bekledim bir bilsen... Dönüp bana gelmeni değil, seni arayacak cesareti bekledim... Aşkımı kumların arasına sakladım, hergece rüzgar savurdu kumları, ortaya çıktı. Ben her sabah yeniden gömdüm. Ben sakladım, o uyandı her gece.

Cesaret... O ise hep pusuda bekledi. Ben caddelerde yürürken sokak aralarında gözetledi beni. Ve bir gün karşıma çıktı. O gün düştüm yola. Karanlıkta ışığını bulmaya... Yoksa kaybolacaktım ikilemlerimde, yoksa savaşı, savaşmayı hiç bilmeyecektim. Hoş... Bİmesem ne çıkardı öyle değil mi? Yaşamaya öylece devam edebilirdim. Bir boşlukta elli yıl yaşar, ölüp giderdim.

Ah Gerilla... En ufak bir kibrit ışığına bile muhtaçken en çöl ateşinin sonsuz ışığını serdin... Serdin ve gittin. Ber her yangını sen sanarken okyanusta boğmaya çalıştım sevgimi. Oysa dağlarda yankı gibiydi... Ben sustukça çoğaldı. Biliyordum ki su, dağ, toprak olmadan yaşayamazdım. Dev dağlar ardına sığınmalıydım. Ruhumu ancak böyle koruyabilirdim.

Öyleydi de...Ama eskiden..çok eskiden... yani yüzyıllar öncesinde...sen yokken, seni hiç tanımamışken...

Şimdi çöldeyim ve sen neden diye soruyorsun Gerilla? Neden?

Çünkü dağlar ardına saklayarak koruduğum ruhum seninle beraber gitti. Gİtmiş... Farketmem zaman aldı. Seninle çöle gelmiş, ne cesaret değil mi? Onu koruyacak dağlar yok burada.. Acı var, gerçek var... Tenini yakar güneş, ayaz.... Ama o herşeye rağmen düştü peşine işte.

Karanlıkta buldum seni. Bir gün vazgeçersem bu yine sana olan aşkım için olacak. İşte böyle Gerilla... Hala bana git diyecek misin?"

Ağustos 2007

"Çölde bir Gerilla"

5 comments:

  1. "Dönüp bana gelmeni değil, seni arayacak cesareti bekledim" çok güzel:)

    ReplyDelete
  2. Aspurçe

    Teşekkürler. Beğenmene sevindim.

    Geru:
    Üzülme...kavuşur sevenler::P

    ReplyDelete
  3. sustukça çoğalır umut, sustukça büyür hayalaler... sana aittir, senle kavrulur; giden sadece bahanedir, nedense bahaneler büyütülür...

    ReplyDelete