3.15.2009

Şevkim Yerlerde Gezer

Su katılmamış bir odun olduğum gerçeğini inkar edecek değilim. Bu hayata olmam gereken yer iç anadolu taraflarında bir elektirik direği... Kavak olurum ama. Kavaktan bozma bir elektrik direği...

Neden susarız? Kelimelerin peşini neden bırakırız da söylemek istediklerimiz yerini saçma sapan bir kaç cümleye bırakır? Nedeni geçelim, sonuç önemli. ÇARPIŞMA. Duvara öyle bir çarpmış ki kahraman kafasını. Vay anasını. Böylesi zor görülür a dostlar! Çünkü tutulmak böyle bir şey... Söylemeniz gereken her kelime uçar, dilinizde saçma bir yaz kalır. Öyle saçma ki sonra arkanızı dönüp "ne diyorum ulan ben!" dedikten sonra kendinize tokat atmanız şiddetle tavsiye olunur.

Aşık olmadan önce prospektüsu okuyunuz...

Ve planlar... Lanet olası federaller gibidirler ve yerel polislerle hiç ama hiç anlaşamazlar. Ve bu kahrolasıca planlar arabada kahve içip donut yemekle kalmazlar, "gerçekleşmeyerek" insanın bütün şevkini yerlere sererler.

- Belamı arıyorsun yabancı? Biz buralarda yabancıları sevmeyiz..
- Peki bi sorun bakalım yabancılar da sizi seviyor mu ?Hiç bunu düşündün mü??
-?!?!
- Düşünmedin tabi... Sen anca otur plan yap... Bir hafta o planı eksiksiz hazırla. Sonra da ardında bir toz bulutu bırakıp kaç!

Saçmalıyor muyum?

İyi saçmalarım bak....En azından bir konuda iyiyim!!

2 comments: