Showing posts with label ben senin ta.... Show all posts
Showing posts with label ben senin ta.... Show all posts

10.04.2008

Kop kop peşinde

Hiiieeeeeeyt yeter be!!!!

Ne bu arkadaş? Herkes lanet olasıca bir buhrana kapılmış deliler gibi, çılgınlarcasına gidiyor! Herkes bi ayrı bohem...Kimle konuşsam aynı hüzün, aynı keder...

Ey sonbahar, hüznünü severim dediysem öldür bizi demedim. Bu ne yahu, meğer hepimiz ne meraklıymışız aşk acısı içinde bir sonbahar geçirmeye. Pes..e pes doğrusu... Yerim ben böyle aşkın ızdırabını ey sevgili okur, titre ve kendine gel! Kime ne fayda sağladı bu bohem? Kısa ömrümüzden başka ne var elimizde....Söyle allasen ne var?

İkinci bir emre kadar bu blogun adı değişmiştir. Artık "askinpeşinde" değil beyaz yüzlü kız'ın fikri olan "kop kop peşinde" olacaktır.
Yine ikinci bir emre kadar aşk acısı çekmeyi yasaklıyorum. Burada aşk acısı çeken olursada (halay baş ben olmak üzere) üç gün katıksız hapis var.

- eyvaaaaah iyice sıyırdı bizimki sonunda.
- eh binbeşyüz kişiye aşık olursa olacağı budur..bünye kaldırmadı.
- bi ilaç falan mı versek? Freud'un bu gibi durumlar için uygulamaları da var ama...
- ya osmanlı pokesini yedi mi bişeyi kalmaz.

Susun beeeeee,kesin ikinizde!!

-benim bitirmem gereken bir tezşm vardı şey ona bakayım...
- tüüüh bende ocakta yemeği unuttum görüyon mu.

Hahi şöyle akıllı olun....

6.06.2008

Beşiktaş'ın kalbini söküp aldılar!

Yıkın dostum yıkın...Süper lüx bir otel için Beşiktaş iskelesindeki çay bahçelerini de yıkın.Sorun yok.

Kötü de olsa çayını bir başka yerde içer bu halk.Kadiköy vapurunu bir başka yerde bekler.Çay kaşıklarının şıngır sesi kahkahalara bambaşka yerlerde de karışır. Bu halk bir başka yerde de bekler sevgiliyi mühim değil. O figürana başka bir yerde güleriz.Bir başka sahilde dalgalar gelir ıslatır bizi ve simitlerimizi...

Yıkın dostum kırıp dökün ortalığı, kasıp kavurun...Lüx bir otel için satın şehr-i İstanbulu, sahillerini..İskele çay bahçesini de yıkın sorun yok! Biz bir başka yerde sürdürürüz dost sohbetlerimizi, bir başka yerde güleriz.

Ez geç sorun değil.

Ama korkarım dostum gelir orayı da yıkar geçersin SEN.O yeride satarsın lüx bir otele.O otelin soğuk lobisinde soğuk tebessümünle denize bakarken bu halk bir başka sahilde içer sıcacık çayını...Ama sen o çayı da satarsın.

Sen bizleri satma yeterki....







Uçun kuşlar, uçun burda vefa yok;
Öyle akar sular, öyle hava yok;
Feryadıma karşı aks-i seda yok;
Bu yangın yerinde soğuk kül vardır.
R.Tevfik BÖLÜKBAŞI
not: İlk fotograf facebook grouptan alınmıştır.

1.09.2008

Ben senin ta...


Durup duruken aklıma geldi...Tamam durup dururken değil, birine içimden çok feci sayarken aklıma geliverdi;
İlk küfürümü ne zaman ettim ben?
Aslında küfür eden biri değilimdir. Hatta net ortamında bile "göt"'ü g*t" larak yazan biriyim, o derece yani:) Ama kabul edelim en "salooon hamfendimiz, beyfendimiz" bile sağlam küfürler etmiştir. Bende ediorum işte ne var yani :)
İlk küfrümü çok net hatırlıyorum. Teknik açıdan ilk "nah" çekişim taa kundak günlerime dayanıyor(muş). Kundağımı açtıklarında beni çok sağlam "nah" çekerken bulrlarmış ama o küfür sayılmaz, sayılsada ben hatırlamıyorum.
Neyse ilk küfrümü, 4 yada 5 yaşında ettim. Hemde öyle "eşşek, salak..vs" değildi. Sağlam küfürdü. Abimin ve ablamın gazına gelmiştim. Bana edemezsin diyolardı. Bu arada abimle aramda 8, ablamla 6 yaş var. Ve yer Karaman'daki evimizin oturma odası... Babamın işten gelmesine dakikalar var. Getirmişler beni gaza... Ve yavaş yavaş (biraz korkarak), heceleyerek ilk küfrümü ettim.
"sii...iii..***...tiirrr..."
Ablam ve abim dumur olmuşlardı. Ablam hemen "babama söyliiceeem seni "dediydi. Hem gaza getirin benii hemde ispitleyin olcak iş mi :)
İşte böyle ya, ilk küfürüm "si*tir" olmuştu, gönül isterdi ki ilk ve son küfürüm olsun lakin beyhude geçti ömüür, beyhude geçiyoor efem... eh hadi bakalım yiğitlerim, sıra sizde ilk küfürler edilsin bakalım!!