Kadın Beşiktaştan Ortaköy'e doğru kaldırımdan yürümektedir. Hava karanlıktır. Yanına genç bir adam yaklaşır.
- Size eşlik edebilir miyim?
- Pardon?
-Ortaköy'e kadar sizinle yürüyebilir miyim?
-Oraya gittiğimi nerden çıkardınız?
-Tahmin ettim, akıl yürüttüm...
-Bravo...
-Hemen kabalaştınız.
-Özür dilemem gerekmeyecek sanırım.
-Haklısınız esas kabalığı ben yaptım.Kendimi tanıtmadan sizi kaldırmmda yaptığınız bu yolculuktan alıkoydum.
- Yükleminize katılmıyorum. Bölmüş sayılmazsınız hala yürüyorum.
(Sessizce yürümeye devam ederler.Bir süre sonra adam tekrar konuşur)
-Trafik yok, bu saatte burada yürüyor olmanızın eminim bir sebebi vardır. Kıyafetleriniz... (kadını süzer) , otobüsü bırakın bir taksiye çok rahatlıkla binebilecek maddi olgunluğunuz olduğunu gösteriyor. Yürümeyi seçmenizin bir nedeni olsa gerek...
-Yürümüyorum, düşünüyorum....
-Düşünebilmek için yürüyorsunuz, o halde bu herşeyi değiştirir..
- Ne gibi?
-Bir kere size sorduğum soruyu değiştirmem gerek.Sizinle yürüyebilir miyim değil sizinle dşünebilir miyim demem gerekti. O zaman vereceğiniz cevap daha farklı olurdu. Ve bu konuşma bütünüyle değişirdi. İsterseniz sahneyi baştan alalım...
***
Sahne XX-1
- Size eşlik edebilir miyim?
-Pardon?
-Ortaköye'e kadar sizinle düşünebilir miyim?
-..........
Sahne sizin... Bu konuşmanın devamını siz yazın, bakalım neler olacak,ortaya neler çıkacak?
Sevgiler
Fatoş